“Ben o acı dolu göçlerin,o insanlık faciası sürgünün çocuğuyum”
Çeçen Halkının efsanevi lideri Şehid Cevher Dudayev, 1944 yılının Şubat ayında dünyaya geldi. Efsane komutan dünyaya geldiğinde Çeçen Halkı, Rus Yönetimi tarafından çok sert ve zor şartlar altında göç etmeye mecbur bırakılmıştı. Çünkü 2.Dünya Savaşı sırasında Almanlar tarafından işgale uğrayan Kuzey Kafkasya’nın batısı ve Kırım da alınan yenilgilere suçlu aranıyordu. Maalesef alınan bu yenilgilerin suçlusu olarak Çeçenler, Balkar Halkları, Karaçay ve Kırım Tatarları ilan edilmişti
Rus yönetimi fırsatı değerlendirerek, içten içe kin beslediği Çeçen Halkı’nı tarih ve coğrafya sayfasından tamamen silmek istediği için, Çeçen Halk’ını en kısa sürede ülkelerinden göçe zorladı. İmkân ve şartlar çok kötü olduğu için göç eden 800binden fazla Çeçen’in yarısına yakını, zor şartlara daha fazla dayanamayarak hayatını kaybetmişti.
Yetişkin insanların dahi dayanmakta zorluk çektiği, çoğu insanın dayanamayıp hayatını kaybettiği şartlarda, henüz dünyaya gelen Cevher Dudayev, Allah’ın hikmeti sonucu dayanmış, sağ salim Kazakistan’a ulaşmayı başarmıştı. Dudayev ve ailesi göç sonucu yaşamaya başladıkları Kazakistan’ın Çimkent Şehri’nde yaklaşık 13 yıl geçirmişlerdi. Çocukluk yıllarında annesi tarafından Müslüman bir genç olarak yetiştirilen Dudayev, ülkesine kavuşacağı günü özlemle bekliyordu. Dudayev’in sürgün yılları kıtlık ve zorluklar içinde geçmişti. Ancak bütün yasaklamalara rağmen başta annesi olmak üzere yakınları tarafından çok güzel bir ahlakla yetiştirilmişti.
1957 yılında kanlı diktatör Stalin’in ölmesiyle zalim Rus Yönetimi, Çeçen Halkı’nın suçsuz olduğunu kabul etmiş, ülkelerine geri dönmelerine izin vermişti. İzinle birlikte Cevher Dudayev ve ailesi de kendi vatanlarına geri dönmüş, özlemle hasret besledikleri topraklarına kavuşmuşlardı.
Çocukluğundan beri hasretle dönmeyi beklediği topraklarına kavuşan Dudayev, hiç durmadan hırsla çalışmaktaydı. Emsallerine nazaran çok zeki olan Cevher Dudayev, Tambov Hava Harp Okulunun sınavlarını geçerek kayıt olmayı başarmıştı. Başarılı bir öğrenim hayatıyla okulunu bitirmiş, Sovyet Ordusu’nda genç bir savaş uçağı pilotu olarak göreve başlamıştı.
Ailesinin kazandırdığı dürüstlük ve çalışkanlığı sayesinde mesleki hayatında hızla yükselmeyi başarmış ve Tuğgeneralliğe kadar yükselmişti. 1989 yılında Cevher Dudayev Estonya’da Tuğgeneral olarak görev yapmaktaydı. Aynı yıl içinde Sovyet Sistem, temelden sallanmakta, Garbaçov’un uyguladığı politikalarla komünist sistem yıkılmak için gün saymaktaydı.
Cevher Dudayev, Estonya’da görev yaptığı zamanda Estonya’da başlayan bağımsızlık yanlısı gösterilere müdahale etmesi için gönderilen emri hiçe sayarak yerine getirmediği için Estonya’da kahraman, Rus Ordusunda Asi General olarak anılmaya başlamıştı. Bu gelişmeler yaşanırken Çeçenistan’da ise Zelimhan Yandarbiev önderliğinde Çeçen Halk Kongresi kurulmuş, Sovyet Yönetim sallanmaya başlamıştı.
Yandarbiev’in teklifini hiç düşünmeden kabul eden Dudayev, Rus Ordusundaki görevinden istifa ederek, ülkesindeki bağımsızlık hareketine dahil olmuştu. 6 Eylül 1991 yılında Çeçenistan, Dudayev başkanlığında bağımsızlığını ilan etmişti. Bağımsızlığın ilanının ardından 27 Kasım 1991 yılında yapılan seçimlerde aday olan Dudayev, halkın %80 inden fazlasının oyunu alarak Çeçenistan Devlet Başkanı seçilmişti.
Çeçenistan’ın bağımsızlığının ardından harekete geçen Rus Ordusu, Çeçenistan’ı vurarak kendi içinde ve Slav unsurlarında motivasyonu yükseltmeyi planlıyordu. Ancak hesaplamayı unuttukları bir nokta vardı. Dudayev Rus Ordusunda Tuğgeneralliğe kadar yükseldiğinden Rus Ordusunu çok iyi tanımaktaydı. Rusya’nın saldırısına karşı Çeçen Halkı, Dudayev’in önderliğinde birleşerek mücadele kararı almıştı. 11 Aralık 1994 yılında Rus Ordusunun sadece iki saat süreceğini planlayarak Çeçenistan’a saldırması, Dudayev önderliğinde dünyaya çok iyi ders verecek bir direnişle karşılaşmıştı. Dudayev bu saldırıyla birlikte ”Son Çeçen canını vermeden Ruslar asla Çeçenistan’ı alamaz” diyerek cihad ilan etmişti.
Çeçenistan’daki bağımsızlık mücadelesinin Dudayev’in ölümüyle biteceğine inanan Rusya, 21 Nisan 1996 günü uydu telefonuyla görüşme yapan Dudayev’e suikast düzenlemişti. Uydu telefonuyla bulunduğu yer tespit edilen Dudayev, güdümlü füze saldırısıyla şehid edilmişti. Cevher Dudayev, yıllar önce söylediği “Şehidliğe talibim. Şehidliği büyük bir rütbe ve makam olarak kabul ediyorum. Ülkemin bağımsızlığı ve halkımın hürriyeti için ölene kadar savaşmaya hazırım” sözüyle şehidliği beklediğini bütün dünyaya haykırmış, verdiği sözü tutmuştu.
Efsane lider Şehid Cevher Dudayev, tüm zorluklara rağmen hiçbir zaman pes etmemiş ve bağımsızlık için canını vermekten çekinmemişti. Şehid Dudayev bütün yaşamı ve gösterdiği bağımsızlık mücadelesiyle, başta Çeçen Halkı olmak üzere tüm İslam alemine örnek bir yaşam sunmuştur.
“100 yıl köle olarak yaşamaktansa bir gün şerefli ve başı dik durmayı tercih ederim”